22.11.2008 22:57:27.
RSS

Zafer

tarafından 21 Kasım 2008, Cuma günü yazıldı.

31/08/2008 Tarihinde meşhur arkadaşım Camcı Süleyman Bey ile Antalya ziyaretimiz esnasında “real” de gezerken Hp nin RW6815 Model cep bilgisayarının inanılmaz bir fiyatta olduğunu gördüm… Eeee Toshiba G500 ün bazı özelliklerininde beni tatmin etmediğinide eklerseniz şeytanın dürtüklemesi denilen olaya çabuk kapılabiliyorsunuz.

Eh tabi dayanamadık satın aldık. Alet süper internetteki araştırmalarda çatlak sesler çıksada baya performanslı diyebileceğim bir özellikte… GPS aygıtı ile İGO yazılımı ile Uydu haritaları BT kulaklıkla görüşme kolaylığı “touchscreen” elyazısı ooo süper, Wireless heryerde internete giriyor… Fotograflar berbat ama ben onu tınmıyorum bile taa ki Avrupa yakasını Divx formatta izlemek isteyene kadar… 700 mb lik dosyayı “güüüp” diye attım. hafıza kartına “coreplayer” sayesinde tık demeden duraksamadan oynattı. Tabi haliyle bende dört köşeyim “Turnayı gözünden vurmuş” avcı edası var üzerimde “İşte ben böyle alet alırım diye kasım kasım kasılıyorum… Eeee şimdi ne var sırada haliyle film izlerken cihazın hoparlörlerinden istediğiniz performansı alamıyorsunuz kolayı var kutunun içerisinden kulaklık çıktı hemen onuda deneyelim… takiyoruz kulaklığı o ne mükemmel bir ses ve ses şiddeti bayılmamak elde değil…

Buraya kadar başlığın neden bu kadar akresif olduğuna şaıyorsunuz ve beni kınıyorsunuz değil mi? Neden bu kadar güzel cihazı karalamaya çalışıyorsun… Kazın ayağı öyle değil işte… Güzelce filmimizi izledik şarkılarımız dinledik ama farkında olmadığımız bir sorun var… aslında akşama kadar telefonun hiç çalmaması beni endişelendirmişti ama bir yöndende seviniyorum iyi bugün rahatım. Neyse telefonun cevapszı çağrılarına bakıyorum O ne 15 tane cevapsız çağrı var. hadi birini ikisini duymayızda 15 i nereden çıktı. Aman boşver diyeceğim çağrılarda değil arayanlar. Zil sesini kontrol etmek istiyorum birden.Eeee ses yok telefon çalmıyor… O sırada gelen bir çağrıya cevap veriyorum karşımdaki ile sürekli Aloo Alooo diye bağrışıp duruyoruz… Ama bt kulaklıkla normal olarak görüşebiliyorum…Kendi hulaklığı ilede sorun yok ama gelgelelim kulaklığı çıkarınca telefondan tık yok. İnternette bir araştırma software demi acaba bu şorun diye malesef çoğu kişinin başına gelen bir problem kulaklık takılı kalmış. Cihaz sürekli kulaklık takılıymış gibi davranıyor.

Ertesi gün hemen HP nin müşteri hizmetlerini aradım durumu izah ettim böyle böyle bir sorun var diye… Telefondaki nazik hanım hemen bir arıza kaydı açarak telefonu adresimden kargo vasıtası ile aldırıp tamir edeceklerini söyledi. Ben hala buraya kadar memnunum cihazdan…Araya cumartesi pazar girince pazartesi kargo geldi iş adresimden telefonu aldı günlerden 13 Ekim… 14 Ekimde bana bir bilgilendirme Maili geldi Cihazınız elimize ulaştı şu linkten kontrol edebilirsiniz Filanca arıza koduyla diye. Açtım linki cihazın seri numarasını  girdim Aynen şu yazı çıktı;

Bölge Onarım Merkezimize göndermiş olduğunuz kayıt numarası 1602641348, seri numarası CNIXXXXX olan ürününüzün onarımı devam etmektedir.Onarımınızın tamamlanması için gereken parça(lar) yurtiçi stoklarımızda bulunmadığından yurtdışı stoğumuzdan sipariş edilmiştir. Gelişmeleri www.hp.com.tr/onarimsorgulama sitemizden takip edebilirsiniz.”

Bugün 21 Kasım yani 28 inci işgünü ve hala bu yazı var. 30 uncu günü bekliyoruz bakalım

Kategori Kategorilenmemiş | Yorum (0)

Zafer

tarafından 20 Ekim 2008, Pazartesi günü yazıldı.

Kış kapıda hatta bizim buralara geldi bile… Artık teknolojinin bize verdiği nimetlerden faydalanmakta gerekli dedim ve local ısınmaya yarayacak ürünleri yani şu meşhur “UFO” tipi ısıtıcıları araştırmaya başladım… Tam fırsatçı olduğumuz belli… Kış sonunda fiyatları iyice gerileyen bu tür ısıtıcılar Havalar soğumaya başlayınca yine tavan yaptılar. Neyse bir kaç ürün inceledim ne yalan söyleyeyim, reklamlarında belirttikleri gibi ünlü bir markanın o kadarda aman aman bir farkını göremedim. Kusura bakmasınlar o kadar parayıda veremem dedim. Eee ne yapacağız çevrede garantisine güvenebileceğimiz neresi var. Teknosa. Hadi bakalım gidelim CENDIX CX 3000 marka bir Işıklı ısıtıcıyı 99,90 YTL gibi bir fiyatla satın aldım. Kutu açıldı kontrol edildi garanti belgeleri doldurularak bana teslim edildi. Duvara sabitleyeceğim için Teleskobik ayak satın almaya gerek görmedim. Buraya kadar herşey normal.

Eve gelince cihazı dikkatlice kutu içerisinden çıkardım. Duvara monte edeceğim ya alet edevatı ayarladım tam duvara delik dubel işlemini yapacam delik yerlerini işaretlemek için aparat poşetini açtım, tabi gördük ki içerisindeki aparatlar eksik. Telefon edeyim sorayım dedim. (Aklınızda bulunsun ürünün KDV fisinin yada kredi kartı slibinin üzerinde satın aldığınız yerin telefonu genelde yazar) Aradım Beyefendi ürünüde yanınızda getiriniz bir kontrol edelim. İyi onuda aldık yanımıza tekrar düştük Teknosa yollarına. Mağazada kutu yine açıldı bakıldı biraz geçte olsa benimde yardımlarımla gerçekten aparatları eksik olduğu fark edildi. Eee ne yapacağız “Beyefendi bu üründen elimizde başka yok Üretici firma bunu içerisine parçaları eksik koymuş en kısa zamanda parçaları getirteceğiz bize size ulaşabileceğiniz bir telefon numarası verirmisiniz?

Yahu kardeşim bunu anlayabilirim ama burada değil. Bunu normal bir esnaftan aldığım zaman kabul ederim. Adam ürünü toptancısından alır ürün gelir hiç bakmadan rafa koyar size o şekilde satar genelde de ürünün garanti belgesi bile onaylanmadan size verir siz ilk defa eve götürdüğünüzde kutuyu ilk defa açmış olursunuz ve eksik olduğunu anlarsınız. Burası Teknosa değil mi? Ülkenin heryerinde mağazaları yokmu? Ürün rafa konurken kontrol edilmiyor mu? Satıldıktan sonra içeriği kontrol edilmiyor mu? Müşteri Hizmetlerini aradım şikayetimi bildirdim. Aparatlar iki gün sonra geldi telefonla bildirdiler. Hatta Müşteri hizmetleri bile aradı ama sorunu anladıklarını yine sanmıyorum.Bir ürün satın aldım 3 defa mağazaya gittim.

Tevekkeli az önceki bahsini ettiğimiz meşhur firma ürünlerini bu kadar pahalıya satıyor enlaşılan o ki (Türkiye şartlarında o da meçhul ya) ürün kutusu içerisinde eksiksiz çıkıyor.

Siz siz olun ürün alırken kutuyu satıcının yanında açtırın ve içerisinde çıkan evrakta “Kutu içeriği” kısmını satıcıya kontrol ettirin.

Hadi Hayırlı Alışverişler…

Etiket: ,
Kategori YazıYORUM | Yorum (0)

Zafer

tarafından 25 Ağustos 2008, Pazartesi günü yazıldı.

Bu iş için öncelikle elimizde bir Linux kurulu pc olması gerekiyor. Biliyorsunuz ben Linux kullanırım demiştim. Öncelikle mencoder paketini yüklüyoruz. Daha sonra kolaylık olması açısından video dosyası (avi) ve ses dosyasını (mp3) aynı dizin içerisine atıyoruz. Konsolcuğumuzu açıp şu komutu veriyoruz.

mencoder girdi.avi -ovc copy -oac mp3lame -hr-mp3-seek -audiofile eklenecek.mp3 -o cikti.avi

yaklaşık 2 dakika içerisinde işlemimiz bitiyor. Ben BBC nin hazırladığı daha önce alt yazılı olarak izlediğim Planet Earth serisinin dvdrip dosyalara hdrip için hazırlanmış mp3 dosyalarını başarılı bir şekilde ekledim güzel bir belgesel arşivi elde ettim tavsiye ederim.

Etiket: , , , , ,
Kategori Linux, Sinema | Yorum (0)

Zafer

tarafından 18 Ağustos 2008, Pazartesi günü yazıldı.

Evet artık beklenen gün geldi ve emeklerimizin meyvesi olan LapisLinux Kararlı sürümü artık duyuruldu.

Bu Bağlantıyı kullanarak http://www.lapislinux.org/lapis-linux-indir indirebilir Live olarak yani kurulum yapmadan deneyebilirsiniz.

Bu bağlantıdan http://www.lapislinux.org/ ise yardım alabilir kurulum ve kullanım kılavuzlarına ulaşabilirsiniz. Ayrıca verilen bağlantıdaki Forum da sorunlarınızı dile getirebilirsiniz.

İsterseniz irc den de bizlere ulaşabilirsiniz. irc.freenode.net adresinden #lapislinux kanalına gelirseniz size yardımcı olunacaktır.

Kategori Linux | Yorum (0)

Zafer

tarafından 14 Ağustos 2008, Perşembe günü yazıldı.

Nedir bu güvenlik kodu kardeşim? Her yerde zırt pırt karşıma çıkıyor ve insanı uyuz ediyor. Moda mı böyle? Paris’ te sanat evlerinden mi gördük? bazılarıda cidden kepazelik. Forumlarda çıkıyordu eskiden hadi neyse diyorduk şimdide devlet kuruluşlarında çıkmıyor mu. Ticaret ünvanının önüne sen kocaman Türk ibaresini koy sonrada güvenlik kodu bölümüne telaffuz edemediğim yabancı kelimeler türet. Bari gelişi güzel harfler koyda bozuntuya verme.

İşin asıl sinirlendiren kısmı arama yaptınız baktınız 2 sayfa diğer sayfaya öyle kolay geçemiyorsunuz yeniden güvenlik kodu girmelisiniz.

Etiket: ,
Kategori Internetten | Yorum (0)

Zafer

tarafından 8 Ağustos 2008, Cuma günü yazıldı.

Ne yalan söyleyeyim Teknolojiye ve teknolojik aletlere meraklıyım. Uzun süre Nokia (Symbian) kullandıktan sonra cep telefonuna yatırımın ağır olduğunu düşünerek 1 seneyi aşkındır basit özellik içermeyen sadece telefon ve telefon defteri vazifesi gören cep telefonu kullandım. Aman zırt pırt fotograf mı çekeceğim… Zil sesi mp3 olmayıversin ne olacak denilebilir ama benimkisi gibi bir işte çalışıyorsanız herzaman fotograf çekmek önemli olabiliyor. Bazen kelimelerin yetersiz kaldığı anlatma zorluğu çektiğiniz teknik konularda küçücük bir resim işin seyrini oldukça değiştiriveriyor.

Neyse neden Toshiba G500…Teknosa’da o vardı yeterli bir cevap değildir herhalde…Bir senedir fazla özelliği olmayan telefonlar kullanınca bu sefer tam teşekküllü kameraman bir “Cevat Kelle” alayım dedim. Wi-fi Bluetooth 3g kayar kapak Windows Mobile SmartPhone işte ooo daha ne isteyeyim…Touch Screen mi? Hayır değil çünkü cep telefonu olarak kullanacağım aynı zamanda telefon kılıfı kullanmadığımdan yani gerçek bir cep telefonu olacağı için tercih etmedim.

Araştırdım mı? Evet Göz ucuyla google’da “G500 program” deyince bir sürü sayfa çıktı karşıma…

Neler mi yaptım? Daha henüz stabil olmayan bir WM 6.1 Romu yükledim telefon ingilizce oldu ama değdi doğrusu…Hoş Windows Mobile 5.0 ı nekeadar kullandında kıstas alabiliyorsun diyeceksiniz ama ilk günden telefonun icik bicik herşeyini çözmüştüm…Tanıyanlar bilir…

Ne mi planlıyorum? Önümüzdeki günler içerisinde İngilizcesi kuvvetli bir arkadaş yardımı ile alete Linux yüklemek.

Bozulur mu? Bozulmazsa en azından bir dahaki sefere aynı şeyi yapmam…

Etiket: , , ,
Kategori Elektronik | Yorum (2)

Zafer

tarafından 24 Temmuz 2008, Perşembe günü yazıldı.

Eklenti cenneti Mozillanın plugin sayfalarını gezerken blog sayfalarına rahat erişimi sağlayan ScribeFire eklentisini buldum…Buldum derken yarım yamalak ingilizcemin çözebildiği o kadardı. Neyse indirip kurdum F8 e basınca size blog sayfanız ve User ve parolanızı soruyor daha sonrada çıkan pencereye yazıveriyorsunuz istediğiniz yazıyı katagorilere eklemeyide yapabiliyorsunuz. kullanışlı bir eklenti tavsiye edile…

Etiket: , , ,
Kategori Internetten | Yorum (2)

Zafer

tarafından 23 Temmuz 2008, Çarşamba günü yazıldı.

Shoot em up Dün akşam izlemeye karar verdiğim ancak büyük hayal kırıklığına uğradığım film…Belki aksiyon severler bayılmışlardır buna birşey diyemem ama mermisi kadar adam öldüren hiç karavanaya atmayan baş kahramanları hiç sevemedim doğrusu… Clive Owen daha önceki bir çok filminde beğeni ile izlediğim İnside man filmindeki Dalton Russel karakterindeki herşeyi ayarlayan hin adam rolüyle bana göre tepe yapan bir aktör… Filmde dikkatimi zorlayan pes yani bu kadar olmaz dedirten dört sahne: Saklandıkları yere 50 adam ve fazlası ile gelen Hertz rolündeki Paul Giamatti den kaçarken birden merdiven boşluğunda sallanan ipten tutunarak aşağı kayıyor bir yandanda elindeki otomatik silahla adamları domino taşı gibi deviriyor. ikincisi kötü adamları kurtulmak için çeşitli tuzaklar kuruyor ipleri çektikçe tabancalar tüfekler bir yerlerden çıkıp adamları vuruyor… Bunu Konusu ormanda geçen filmlerde (Rambo serisinde  Arnold abimizin oynadığı Av filminde) yiyorduk ama orada ortam müsaitti. Üçüncü sahnemiz yine Hertz kahramamımız Smith in parmaklarını kırmıştır, oda parmaklarının arasına tutturduğu memileri ateşe tutarak Filmin baş kötü adam karakterini daha önce çelik yelekle dolaştığını bildiğimiz Hertz i haklar… Ve ve ve Allahın hakkı üçtür demeyip dört yapalımda akıllarda kalalım demişler demek ki filmin mutlu sonu kötü adamlardan kurtulmuşuz artık biraz aşk meşk diyeceğimiz anda kahramanlarımızın bulunduğu cafe/pastane türü yere 3 tane pis kılıklı adam girer soygun için. Smith zaten bu tiplere kıl olmaktadır zaten gudretten adamın elindeki silahı alır fakat eli yanıktır ve parmakları kırıktır filmin başından beri filmin asıl baş karakteri havuç (bir kaç yerde adam öldürdü) ile tetiğe basarak adamları haklar haklar ama nasıl? Buradan sonrasını izlemek görmek lazım. Alın size fragman


Shoot Em Up - Click here for the most popular videos

Etiket: , , , ,
Kategori Sinema | Yorum (1)

Zafer

tarafından 17 Temmuz 2008, Perşembe günü yazıldı.

İşte böyle;

Resmi tıkla sonrada açılan pencerede “GİT” butonuna bas.

Made by cNr

Etiket: ,
Kategori Internetten | Yorum (0)

Zafer

tarafından 15 Temmuz 2008, Salı günü yazıldı.

Hoş sadece resmi koysam altına üstüne yorum yazmaya hacet bırakmayacak ama olsun iki kelam sıkıştırıvereyim araya. Efendim şimdiki gençler pek bilmezler ama bizim jenerasyon iyi bilir. Avrupa görmüş  Alamancı diye tabir edilen Teyzemiz, Amcamız, Komşumuz yaz tatillerinde memleket ziyaretlerinde ballandıra ballandıra anlatırlardı; “Bu da birşeymi oralarda adamlar bunları çöpe atıyorlar” hadi yaaa diye ağzımız açık bizde dinlerdik…Akşam üstü hafif karanlıkta ve cep telefonu ile hareketli çekim ama sanırım anlatılmak istenen gayet iyi anlaşılmıştır.

Etiket: ,
Kategori YazıYORUM | Yorum (0)

Animasyon Formula1 Foto Galeri Kartpostal Linux NextGen Hakkımda İletişim